|
|
Tam her
şey yolunda giderken...
Bazıları için sık eş
değiştirmek gelişmenin,
aşkı ve yaşamı
öğrenmenin doğal bir parçasıdır.
Bu, kişinin diğerlerinden
ne istediğini öğrenmesinin
bir yoludur.
Erkekler mi yoksa kadınlar mı
ilişkiyi bitirmeye daha eğilimlidir?
Toplumsal
değişimler, kadınların
ilişkilerini bitirebilmelerini
daha önce görülmemiş ölçüde kolaylaştırdı.Artık
kadınlar aç kalmamak için bir
erkeğe muhtaç değiller.
Boşanmaktan utanılan devirler
ise geride kaldı. Genel olarak
evlilik dışı ilişkilerin
Yüzde 80'inin kadınların
bitirdiği görülüyor.
Öte yandan
kocalarını boşayan
kadınlar, karılarını
boşayan erkeklerden iki kat daha
fazla. İngiltere'de yapılan
bir araştırmaya göre, erkekler
daha çabuk ve uzun süreli aşık
oluyorlar. Kadınlar ise sevmekte
oldukça yavaş davranırken,
sevgi ilişkisini bitirmede oldukça
hızlılar. Düzenli ilişkisi
olan erkeklerin başına buyruk
yaşayanlardan daha mutlu ve sağlıklı
olması gerçeği de bu sonucu
destekliyor.
Bekar
erkeklerde intihar aynı yaştaki
evli erkeklere oranla iki kat fazla.
Öte yandan aynı şekilde,
akıl hastanesinde bulunan bekarların
evlilerden dört kat, kalp krizine
yakalananların bir buçuk kat,
gırtlak ya da ağız
kanserinden ölenlerin ise iki kat
fazla olduğunu gösteriyor. Ancak
bulgular kadınlar için tam tersi
yönde. Bekar kadınlar için tam
tersi yönde. Bekar kadınlar evli
kadınlardan her alanda daha sağlıklı.
Sevgi tükenince
| |
|
Bir ilişkiyi etkileyen sayısız
faktör vardır. İlişkinin sıcaklığının,
şefkat, güven ve huzur vericiliğinin
temelleri, ta çocukluk yıllarına dayanabilir.
"Değersizlik duygusu, arkadaşlık
ya da aşktan önce kişi kendinden hoşnut
olmayı öğrenmelidir. Bazıları
kendini yetersiz, itici, fazlasıyla sıradan
görür. Yeterince ilginç ya da insanları sıkmayacak
kadar hoş ve akıllı olmadığı
saplantısı, insanı kimsenin kendinden
hoşlanmayacağı duygusuna götürür.
Bu kişiler kendilerini sevdiklerine vermekten
kaçınırlar. Onlara göre kendini açığa
vurmak, zayıflığını göstermektir.
Çoğu çocuk, anne-babasının yanlış
yetiştirmesi sonucu aşağılık
duygusuna kapılır. Birçok zaman çocuklar
"aptal, salak" nidalarıyla büyütülür.
Çocuk, takdir edilmesi gereken davranışları
için ödülendirilemez. Bunun çocuğu şımartacağı
sanılır. Oysa çocuğa ne kadar sevgi
gösterilirse, çocuk o kadar sağlıklı
bir yetişkin olacaktır. Sürekli ilgisizlik
ve uyarı, çocuğun kendine güvenini yitirmesine
neden olur. Çocuk değersiz olduğunu
düşünür; insanları sevmekten kaçınır.
En kötüsü de, sevgisiz büyütülmüş olanların,
kendilerine göterilen sevgiyi fark edememeleridir.
Kendinden hoşnut olmama hali kişiden
kişiye değişik şekillerde
açığa çıkıyor. Bazı kişiler,
duygularının farkında olup, dile
getirebiliyor; "Benim gibi sıkıcı
biriyle birlikte olabilecek birini düşenemiyorum".
Ben hiçbir işe yaramam." Uzmanlar böyle
kişilere çocukluklarını gözden
geçirmelerini söylüyor. Diğerleri ise ne
hissettiklerini, gerçek sorunun ne olduğunu
hiç anlamıyorlar. Kendilerine güvenmediklerini
biliyorlar. Ancak bunun nedeninin bilmiyorlar
ya da kendilerini utangaç olarak görüyorlar.
Romantizmin abartılması Toplum romantikliğe-öykülerde, oyunlarda, filmlerde ve televizyonda oldukça büyük değer biçiyor. Romantizm, aşkı başlatan ve yürüten sihirli bir değnek gibi tasvir ediliyor. Bizi günlük yaşamın sihir tanımayan dünyasından kurtarıyor. Ancak büyüler sonsuza kadar sürmez. Bazıları için mucizenin bittiği yerde, ilişki biter. Çünkü romanssız bir aşkın biteceğine inandırılmışlardır. Kazanova kompleksi Hepimiz beğinilmek ve çekici görünmek isteriz. Ancak bu durum bazı erkeklerde uç noktada olabilir. Bu Kazonava kompleksi diye adlandırılır. Bu tip erkekler kadınları erkekliklerini ve çekiciliklerini ispatlamak üzere farkedilmesi gereken araçlar olarak görürler. Her sahip olduğu kadın, kendi erkekliğinin onayıdır. Ancak kadın bir kez elde edilince onların gözünde tüm değerini yitirir. Çünkü tek ve bir amaç vardır; kadını soymak ve sahip olmaktır. Bu amaca ulaşınca, kadın rakip olmaktan çıkar ve değerini yitirir. Böylesi bir davranış biçimi çoğunlukla kadın korkusundan kaynaklanır. Bazı kadın ve erkeklerin aşırı şekilde sevilmeye ihtiyaçları vardır. Bu nedenle elden geldiğince çok sevgili edinirler. Tek eşli bir ilişkiye tahümmüleri yoktur. Çünkü tek kişinin sevgisi onlar için yeterli değildir-zaten böyle ilişkilere de pek de güvenmezler. Her zaman bitiren taraf Geçmiş ilişkilerinde yaşadığı reddedilme olayları, esnasında yaşadığı acı deneyler, bazı kişileri bu konularda oldukça duyarlı yapar. Bu kişiler, böylesi olayları tekrar yaşamaktan çok korkarlar. Bu nedenle terk edilen taraf olmayı asla istemezler. En küçük bir sorunla karşılaştıklarında, hemen ilişkiyi bitirirler.
|