|
Öncelikle
her kadının baştan
çıkarılabileceğine
inanacaksın; o halde baştan
çıkaranın sen olmaması
için de hiç bir sebep yok! Sen yalnızca
ağını ör, o tuzağa
düşecektir. Kuşlar baharda,
ağustos böcekleri de yazın
nasıl ötmeden duramazlar, Menale
kedileri bir tavşana nasıl
sırtını dönemezlerse,
bir kadın da genç bir erkeğin
o iç gıcıklayan davetini
reddedemez! Sert bir kadın bile
en azından durup bir düşünecektir.
Ufak bir kaçamak, erkekler kadar kadınların
da hoşuna gider. Erkek bunu pek
gizleyemese de, kadın açığa
vurmak istemez. Ama erkek geri adam
attığında, buna kayıtsız
kalamayan kadın da yalvaran rolünü
üstlenecektir.Kadın karşılık
verse de, reddetse de, arzulanmak
hoşuna gider. Diyelim ki reddedildin;
bu o kadar da vahim bir durum değil.
Ama yeni zevkler hep daha büyük keyif
verdiğine göre ve komşunun
tavuğu komşuya her zaman
kaz göründüğüne göre, neden hemen
vazgeçesin? Önce kadının
hizmetçisiyle samimiyeti ilerlet;
bu işini kolaylaştırır.
Efendisiyle arasında tam bir
güve bağı olup olmadığını,
efendisinin gizli arzularını
onunla paylaşıp paylaşmadığını
öğren. Böylece, yakarışlarının
sonunda seninle suç ortaklığı
yapacaktır. Bunu sağlayabilirsen,
istediğin şeyi daha kolay
ve kısa yoldan elde edebilirsin.
Zamanlamayı
öyle iyi yapacaktır ki, -bunu
bir de doktoru başarabilir- efendisinin
fikirlerini rahatlıkla etkileyecektir.
Örneğin en keyifli anını
yakalayacak ve senden bahsedecek.
Kalp mutlu olduğunda, hiçbir
sıkıntısı olmadığında
açılır ve aşk usulca
süzülür içeriye. Mutsuzken, İlyada
silahla savunmadadır çünkü, ancak
mutluluk anında askerleri dışarıya
karşı ördüğü surlardan
içeri kabul eder. Kadın aldatılmanın
acısıyla intikam almak için
aralıyorsa kalbinin kapılarını,
harekete geç ve öcünü almasına
yardım et! Ama istediklerini
elde edebilmek için acele et; çünkü
fırtınanın dinmesi,
aldatılmanın acısı
kısa sürebilir, kadın yelkenleri
hemen suya indirebilir. Kadın
cam gibi kırılgandır
ama öfkesi de saman alevi gibi sönebilir.
|
Ama
sen bana, önce hizmetçisini baştan
çıkarsam iş daha da kolaylaşmaz
mı, diye soruyorsun. Olabilir ama o
işten alnının akıyla
çıkabilmen tamamen şansa bağlı.
Kim bilir belki sana zafer getirir, ama
bütün işini bozabilir de. O, efendisinin
sana olan duygularını yönlendirebilir,
ama olayları kendi lehine de çevirebilir.
Hizmetçi her ne kadar işini kolaylaştıracak
bir etken gibi görünse de, bu fikirden vazgeç
derim. İkinizin arasında iletişimi
sağlayan hizmetçi hoşuna gitmeye
başlarsa, sen yine de önce efendisine
sahip olmaya çalış; diğeri
sonra nasılsa olur. Şunu aklından
çıkarma, aşk hizmetçiyle başlamamalıdır!
Her ne kadar bu işte usta olduğunu
iddia etsen de, maceraya atılmaman
ve özellikle de hizmetçiyi kızdırmaman
gerektiğini aklından çıkarma;
çünkü hizmetçi böyle bir ihanete ortak olduğunda,
seninle bir ilişkiye başladığında
artık efendisine seni satmaktan vazgeçecektir!
Zafere ulaşana dek, sakın işi
yarıda bırakma. O zaman suç ortağın
da sana asla ihanet etmez… ve aşığının
her hareketinden ve her sözünden haberdar
olursun. Suç ortağının dilini
tutmasını sağlayabilirsen,
işte o zaman istediğin kadın
senin için kapalı bir kutu olmaktan
çıkar, düğümü rahatlıkla
çözebilirsin. Söz ver! Söz vermekle hiçbir
şey kaybetmezsin. Hatta söz vererek
her türlü zenginliğe sahip olabilirsin.
Umut, inandırdığın sürece
ayakta kalır. Aldatıcı bir
tanrısallığı vardır
umudun şüphesiz; bunu biliriz ama yine
de hoşumuza gider.
Baştan verici olursan, zamanla ilgi
azalacaktır. Ama biraz tutumlu davranabilirsen,
sabredersen, kadın ona bahşedeceklerinin
değerini daha iyi bilecek, her zaman
saklayacak, asla kaybetmeyecektir. Asıl
yapman gereken, şimdiye kadar asla
ona vermemiş olduklarını
her an verecekmiş gibi davranman. İşin
en önemli ve de en zor kısmı,
hiçbir bedel ödemeden o ilk öpücüğü
alabilmektir. Mektupların güvenilir
olmalı. İçten ve bir o kadar da
aşk dolu… Orada yazılanları
bir de senin ağzından duymayı
hayal edebilmeli kadın. Mektubunu reddederse
ve hiç okumadan geri gönderirse, umudunu
kaybetme ve bir gün mutlaka okuyacağını
ümit ederek yollamaya devam et. Mektubunu
okudu ama cevap vermiyor. Onu buna zorlama,
bekle; okumaya devam etsin. Bu mektupları
okuyan kadın, mutlaka bir gün cevap
vermek isteyecektir. Her şey zamanla
gelişecektir; kendiliğinden, usul
usul…
Önce,
kızgınlıkla bir mektup yollayacaktır
belki; artık peşini bırakmanı
isteyecektir. Ama aslında peşini
bırakmandan da kaygılanıyordur,
o cümleleri yazarken. Sen ısrarlı
olmaya devam et. Böyle bir mektup aldıysan,
artık isteklerinin tamamının
yerine geleceğinden emin olabilirsin.
Sakın
saçlarını maşayla kıvırmaya
kalkışma ve sünger taşıyla
vücudunu oğmayı ihmal etme. Temizliği
sev, egzersiz yaparak vücudunu formda tut.
İyi dikilmiş, lekesiz giysiler
giy. Dilin pürüzsüz, dişlerin ışıl
ışıl olsun. Ayakların
bol bir ayakkabının içinde yüzmesin,
tam oturan ayakkabılar giy. Kötü bir
saç traşı seni çirkinleştirmeyecektir
ama sen yine de saç-sakal traşını
usta bir ele emanet et, böylece kendine
özen gösterdiğin belli olsun. Tırnakların
düzgün kesilmiş olmalı ve asla
aralarında kir olmamalı. Burun
deliklerinden kıl çıkmamasına
özellikle önem vermelisin. Ağız
kokusuna ise çok dikkat et! Baştan
çıkarmaya çalıştığın
kadın asla kötü koku duymamalı
sende. Gerisini de bırak, onlar düşünsün!
Sıra
geldi ilk buluşmaya. At sıkılganlığını
üzerinden; çünkü Güç ve Venüs muzurca gülümsüyor
ikinize, rahat ol! İlk karşılaşmada
söz sanatı yapacağım diye
de kendini hırpalama; sen bir başla,
gerisi kendiliğinden gelecektir. Yapman
gereken, aşık rolünü iyi oynamak
ve kalbindeki o aşk sızısını
en güzel kelimelerle ifade edebilmek ve
ona hissettirmek. Her yolu dene, onu mutlaka
buna inandır. Şunu aklına
iyi sok: her kadın kendini sevilmeye
layık bulur; en çirkini bile. Genelde
olan da şudur; aşık olmadığı
halde aşıkmış gibi davranan
erkek, sonunda deli gibi aşık
olur ve o sözde duygular gerçeğe dönüşüverir!
Evet hanımlar, siz de aşığı
oynayan hayranınıza karşı
biraz hoşgörülü olun; tutkuları
şimdilik yalandır ama çok yakında
bir tutkuya dönüşeceği de kesindir.
|