Eylül
1976
FRAU VON STEIN'a
Neden sana acı çektiriyorum, sevgilim?
- Neden hep, ya sana acı çektirmek,
yada kendi kendimi aldatmakla geçiyor
günler. Biz birbirimizin hiçbirşeyi
olmayacaktık; ama herşey olduk.
Seninle böyle düpedüz konuşuyorum,
çünkü sen her bakımdan anlarsın.
Şu var ki ben, herşeyi olduğu
gibi görüyor ve bunun için de çIğrımdan
çıkıyorum. İyi uyu meleğim
ve uyan! Seni artık görmeyeceğim
yalnız biliyorsun ya ben kalbimi
ah , hepsi saçma, ne soylesem hepsi boş.
Yıldızları nasıl seyrediyorsam
bundan böyle sana da öyle bakacağım
demek! Hele, bir düşün bunu...
Wolfgang
von Goethe(Goethe'nin Seçilmiş Mektupları
kitabından)
Bir
kutu dolusu yasam gönderiyorum sana, sade
bir kurdeleyle süslenmis.
Çöz kurdeleyi ve kaldir yavasça kutunun
kapagini...
Mavi bir gül koydum içine
Ebedi sevgiyi gör yasa ve hisset diye...
Kocaman bir firça ve bin renk koydum kutuya
Bir cennet resmi yapip içine gir diye...
19
yapraklı papatyalar yerleştirdim
Falında şansa yer bırakma
diye...
Düsler serpistirdim gizlice, düs kurmayi
unutma diye.
Bir tanede elma sekeri yerlestirdim, içindeki
çocugu yeniden tadabil diye...
Boğazın kokusunu, çayın
sıcaklığını ve
taze simidin tadını koydum içine
İstanbul sevgisini yaşatalım
diye..
Günesin
batisini, billur suyun sesini, kirmiziyi
gelinciklerin safligini, taze ekmegin
kokusunu ve bir gülümsemenin sicakligini
da sigdirdim.
Ruhlarimiz aç kalmasin diye...
Kutuya biraz da sevecenlik koydum, güçlü
ol diye, çünkü acimasiz olan güçsüzdür.
Beyaz bir güvercin uçup kendi kondu kutuya,
barisi ve özgürlügü sunmak için....
Kısa dünya hayatında kavgaya
yer yok diye...