.

1.sayfa2. sayfa3. sayfa4. sayfa5. sayfa6.sayfa
Sevgiliye Mektup....

 

Asi bir rüzgar esmeye başladı yüreğimde sınırlarını bilemediğim. Ama sürekli sevgi taşıyan ve sevgiye koşan bir rüzgar. Önce şiir yazmak istedim sana. Ama mısralar yetersiz geldi. Sonra yazmalısın dedi yüreğim kalemi eline alıp uzun uzun yazmalısın dedi.
Düşündüm önce. Neydi seni etkileyen diye sordum yüreğime. Bakışlarıydı. İlgisiydi. Yakınlığıydı. Çok sevmiş fakat yeterinde karşılığını alamamış olmasıydı. Evet en çokta bu etkilemişti zaten beni. Benimle aynı duyguları paylaşmış olmasıydı. Yüreğinin aşk acısını bilmesiydi. Hayır dedi oradan mantığım. ( Zaten ikisi hiç anlaşamazlar :) Şu anda ikiside bir boşluk içinde ve birbirlerine tutunmaya çalışıyorlar. Kalbim ne var ki bunda diye karşı çıktı hemen. İkisininde unutması gereken insanlar var ve bunu başarmak için tabii ki birbirlerinin desteğine.


Mantığım yetmedi mi bu kadar acı çektiğin hala sevmek mi istiyorsun diye sorduğunda kalbim şaha kalmıştı sanki. Evet içimde oluşan heyecanın verdiği mutluluğu sen hissedemezsin diyordu mantığıma. Senin duyguların yok ki sadece düşenebilirsin diye kızmıştı ona. Bense ruhumu bir kenara çekmiş, yastığıma sımsıkı sarılmış ve onların tartışmalarını dinliyordum.


Aslında sonuç baştan belliydi. Şimdiye kadar hep kalbim galip gelmişti bu kavgalarda. Oysa her ayrılışta, her acıda yönetimin mantığıma bırakılması kararını alıyorlardı. Evet aslında seni görünceye kadar bunu da iyi başarmışlardı. Ama sende bir şey vardı. Farklı bir şey. Öyle derin ve coşkulu akıyordun ki dalgalarının arasında savrulan o incecik, narin dalın farkında bile değildin. Ancak zaman zaman büyük bir dalgayla derinlere daldığımda fark edebiliyordun beni. İşte o anlarda hep mantığım öne çıkıp yüzeye gelmemi ve senin beni kaybetmeni sağlıyordu.

Yani bir görünüp bir yok oluyordum sende. Oysa ilk defa bu akşam bir yakınlaşma oldu aramızda. Elini elime yada parmaklarımı yanağına değdirdiğinde ve başını koluma yasladığında hissettiğim duyguları ne anlatmak ne de tarif etmek imkansız. Ard niyetsiz ve masumca yapılan iki dokunuş. Sanırım şimdi çözdüm sendeki farklılığı. MASUMİYET...
Evet sende hissettiğim şey buydu işte. Hiç beklentisiz yapılan yardımlar ve duygu alış verişi. Öyle masumdu ki yüzün ve öyle sakindi ki sesin uzun zamandır aradığım kişi sanırım oymuş demeden edemedim. Ama kocaman, kapkara bir korku var yüreğimde ve sanki kurulmuş bir plak gibi sadece çok erken diyor. Kimi zaman öyle çok yükseliyor ki sesi mecburen geri çekiliyorum. Çünkü acılarım geliyor aklıma, yaşadıklarım, çektiklerim ve korkularım. Ne güzel şimdi senin yerinde olmak isterdim. Umarsızca bir uyku ne de iyi gelirdi bir bilsen. Ama biliyor musun?


Seni düşünmeye başladığımdan beri uyku saatlerim azalmaya başladı. Geceler yetmez oluyor artık. Sürekli düşünüp korkularımla beraber sadece ağlıyorum. Korkuyorum çünkü yorgun düşmüş yüreğimin tekrar sevdalanıp acı çekmesini istemiyorum. Aslında biliyor musun? Deminden beri yazdıklarımın hepsi boş. Çünkü gerçek olan fakat söylemeye cesaret edemediğim tek bir şey var. O da korkularıma rağmen sana alışmaya başlamış olmam ve sevgini istemem. Kalbim, aşığını bekleyen bir sevdalı gibi bekliyor sevgini...